Amerika’da Robotik Saç Ekimi Deneyimi: Bilmeniz Gereken Her Şey
Saç dökülmesi birçok insan için önemli bir sorundur. Bu durum, kişinin özgüvenini ve sosyal yaşamını etkileyebilir. Neyse ki, teknoloji bu alanda da önemli çözümler sunuyor. Robotik saç ekimi, bu çözümlerin en yenilikçi olanlarından biridir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, bu teknolojinin en gelişmiş ve en yaygın kullanıldığı ülkelerden biridir. Bu nedenle, birçok kişi Amerika’da robotik saç ekimi deneyimi yaşamayı düşünmektedir. Bu yazı, Amerika’da bu süreci düşünenler için bir rehber niteliğindedir. Burada, sürecin nasıl işlediğini, maliyetlerin ne olduğunu, doğru kliniği nasıl seçeceğinizi ve operasyon sonrası sizi nelerin beklediğini basit ve anlaşılır bir dille anlatacağız. Amacımız, size karmaşık tıbbi terimler kullanmadan, net ve pratik bilgiler sunmaktır. Bu yolculuğa çıkmadan önce bilinçli bir karar vermeniz için gereken tüm detayları bulacaksınız.
Amerika’da saç ekimi yaptırmak, sadece tıbbi bir operasyon değil, aynı zamanda önemli bir yatırımdır. Bu yatırım hem zaman hem de para gerektirir. Robotik sistemler, özellikle ARTAS gibi cihazlar, insan hatasını en aza indirerek daha tutarlı ve hassas sonuçlar vaat eder. Ancak bu teknolojinin getirdiği avantajlar, maliyetleri de beraberinde artırır. Bu yazıda, bu teknolojinin gerçekten size uygun olup olmadığını anlamanıza yardımcı olacak bilgilere yer vereceğiz. Sürecin her aşamasını, ilk görüşmeden son kontrole kadar adım adım ele alacağız. Böylece, Amerika’da robotik saç ekimi deneyimi hakkında aklınızda hiçbir soru işareti kalmayacak. Hazırsanız, bu teknolojik ve kişisel dönüşüm yolculuğunun ayrıntılarına birlikte bakalım.
Bu içeriğimizi de görmek ister misiniz ABD’de Saç Ekimi Sonrası Vitamin Takviyeleri İçin Kılavuz
Amerika’da Robotik Saç Ekimi Süreci Nasıl İşler?
Amerika’da bir robotik saç ekimi süreci, oldukça organize ve teknoloji odaklı adımlardan oluşur. Bu süreç, hastanın konforunu ve operasyonun başarısını en üst düzeye çıkarmak için tasarlanmıştır. Her şey, sizin ihtiyaçlarınızı ve beklentilerinizi anlamakla başlar. Ardından, ileri teknoloji kullanılarak kişiye özel bir plan oluşturulur ve operasyon günü bu plana sadık kalınarak hassas bir çalışma yürütülür. Manuel yöntemlere göre bazı belirgin farkları olan bu süreç, özellikle donör bölgenin korunması ve greft kalitesinin artırılması gibi konularda öne çıkar. Şimdi, bu sürecin temel aşamalarını ve manuel FUE tekniğinden farklarını daha yakından inceleyelim.
İlk Danışma ve Planlama Aşaması
Her şeyden önce, bir klinikle iletişime geçerek ilk danışma randevunuzu alırsınız. Bu görüşme, Amerika’daki birçok klinikte online olarak da yapılabilir. Bu, özellikle yurt dışından gelecek hastalar için büyük bir kolaylık sağlar. Bu ilk görüşme sırasında doktor, saç dökülmenizin tipini, derecesini ve nedenlerini anlamak için size çeşitli sorular sorar. Saç yapınızı, saç derinizi ve donör bölgenizin (genellikle ensenin üst kısmı) durumunu dikkatlice inceler. Robotik saç ekiminde planlama aşaması, teknolojinin en büyük avantajlarından birini sunar. ARTAS gibi robotik sistemler, özel kameralar ve yapay zeka yazılımları kullanarak saç derinizin üç boyutlu bir haritasını çıkarır. Bu dijital haritalama sayesinde doktor, hangi saç köklerinin en sağlıklı olduğunu, hangi açıyla çıktıklarını ve ekim için en uygun olanları belirleyebilir. Bu analiz, manuel bir gözle yapılabilecek olandan çok daha hassastır. Doktor, bu verileri kullanarak size özel bir saç çizgisi tasarımı yapar ve kaç grefte ihtiyacınız olduğunu net bir şekilde belirler. Bu aşamada beklentilerinizin gerçekçi olması çok önemlidir. Doktor, size operasyondan sonra nasıl bir sonuç bekleyebileceğinizi net bir şekilde anlatır ve size özel simülasyonlar gösterebilir. Bu sayede, operasyon bitmeden sonucun nasıl görüneceği hakkında fikir sahibi olursunuz.
Operasyon Günü: Robotik Saç Ekimi Adımları
Operasyon günü kliniğe geldiğinizde, hazırlıklar başlar. Saçınız operasyon için uygun uzunlukta kesilir ve donör bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Bu, operasyon sırasında herhangi bir acı hissetmemenizi sağlar. Anestezi etkisini gösterdikten sonra robotik sistem devreye girer. Hasta, robotun rahatça çalışabileceği özel bir koltuğa oturtulur. ARTAS robotunun kolu, doktor tarafından önceden programlanan plana göre donör bölgedeki en sağlıklı saç köklerini tek tek ve hassas bir şekilde toplamaya başlar. Robotun en büyük avantajı, yorulmaması ve hassasiyetini operasyon boyunca korumasıdır. Yapay zeka, her bir saç kökünün açısını ve derinliğini hesaplayarak greftlere zarar verme (transeksiyon) riskini en aza indirir. Bu, toplanan greftlerin kalitesini ve hayatta kalma oranını artırır. Robot greftleri toplarken, sağlık ekibi bu greftleri özel bir solüsyonda bekletir ve ekime hazırlar. Greft toplama işlemi bittikten sonra, ekim yapılacak bölge de lokal anestezi ile uyuşturulur. Ekim aşaması genellikle doktor tarafından manuel olarak yapılır. Doktor, estetik bir bakış açısıyla saçların çıkış yönüne ve doğal görünümüne uygun kanalları açar ve toplanan greftleri bu kanallara tek tek yerleştirir. Bu aşama, sonucun doğallığı açısından kritik öneme sahiptir. Operasyon, ekilecek greft sayısına bağlı olarak genellikle 6 ila 8 saat sürer. Süreç boyunca müzik dinleyebilir veya dinlenebilirsiniz.
Robotik Sistemin Manuel FUE’den Farkları
Robotik saç ekimi ile manuel FUE (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu) arasındaki en temel fark, greftlerin toplanma şeklidir. Manuel FUE tekniğinde, doktor veya teknisyen, mikro motor adı verilen bir cihazla greftleri elle tek tek toplar. Bu işlem, yapan kişinin tecrübesine, dikkatine ve gün içindeki yorgunluk seviyesine bağlıdır. Uzun süren operasyonlarda, insan elinin hassasiyeti azalabilir ve bu da greftlerin zarar görme riskini artırabilir. Amerika’da robotik saç ekimi deneyimi ise bu insan faktörünü ortadan kaldırır. Robot, yapay zeka ve hassas optik sistemler sayesinde her bir grefti en ideal açı ve derinlikte, milimetrik bir hassasiyetle çıkarır. Bu, özellikle donör bölgenin daha az zarar görmesini sağlar ve iyileşme sürecini hızlandırabilir. Robot, en kaliteli ve en güçlü saç köklerini seçme yeteneğine sahiptir. Bu da ekilen saçların daha sağlıklı ve kalıcı olmasına yardımcı olur. Ayrıca, robotun hızı ve tutarlılığı, operasyon süresini kısaltabilir ve tek bir seansta daha fazla greftin güvenli bir şekilde toplanmasına olanak tanıyabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, robot sadece bir araçtır. Operasyonun başarısı, robotu programlayan ve ekim işlemini gerçekleştiren doktorun tecrübesi ve estetik vizyonu ile doğrudan ilişkilidir. Robot, toplama işini mükemmelleştirirken, sanatsal kısım olan saç çizgisi tasarımı ve ekim işlemi hala cerrahın yeteneğine bağlıdır.
Amerika’da Robotik Saç Ekimi Deneyimi ve Maliyetler
Amerika Birleşik Devletleri, tıp teknolojisindeki liderliği ile bilinir ve bu durum saç ekimi maliyetlerine de yansır. Robotik saç ekimi, kullanılan ileri teknoloji, uzman doktorların ücretleri ve kliniklerin genel işletme giderleri nedeniyle genellikle yüksek maliyetli bir işlemdir. Ancak bu maliyet, sunulan hizmetin kalitesi, güvenilirliği ve elde edilen sonuçların başarısı ile orantılı olabilir. Fiyatlar klinikten kliniğe ve eyaletten eyalete büyük farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle, bütçenizi planlarken sadece operasyon ücretini değil, seyahat, konaklama ve diğer ek masrafları da göz önünde bulundurmanız gerekir. Şimdi, bu maliyetleri nelerin etkilediğini ve bir paketin genellikle neleri kapsadığını daha ayrıntılı bir şekilde inceleyelim.
Fiyatları Etkileyen Faktörler Nelerdir?
Amerika’da robotik saç ekimi fiyatları, birkaç temel faktöre bağlı olarak değişir. En önemli faktör, ekilecek greft sayısıdır. Klinikler genellikle “greft başına fiyat” üzerinden bir hesaplama yapar. Saç dökülmeniz ne kadar fazlaysa, o kadar çok grefte ihtiyacınız olur ve maliyet de o oranda artar. İkinci önemli faktör, kliniğin bulunduğu yerdir. Örneğin, New York, Los Angeles veya Miami gibi büyük metropollerdeki bir klinikteki fiyatlar, daha küçük bir şehirdeki kliniğe göre önemli ölçüde daha yüksek olabilir. Bunun nedeni, bu şehirlerdeki yaşam maliyetinin ve klinik kiralarının daha yüksek olmasıdır. Doktorun tecrübesi ve ünü de fiyatı doğrudan etkiler. Alanında tanınmış, başarılı sonuçlarıyla bilinen bir cerrah, daha yüksek bir ücret talep edecektir. Kullanılan teknolojinin modeli bile fiyatı etkileyebilir. En yeni nesil ARTAS iX robotunu kullanan bir klinik, daha eski bir model kullanan bir kliniğe göre daha fazla ücret alabilir. Genel bir rakam vermek gerekirse, Amerika’da robotik saç ekimi deneyimi için ortalama bir operasyonun maliyeti genellikle 10.000 ila 25.000 Dolar arasında değişebilir. Bu rakam, daha az greft gerektiren küçük işlemler için daha düşük, tam bir kellik durumunda ise çok daha yüksek olabilir.
Paketlere Neler Dahildir ve Ek Masraflar
Kliniklerin sunduğu fiyat teklifleri genellikle bir paket halindedir. Bu paketin neleri içerdiğini ve nelerin ek masraf olduğunu önceden netleştirmek çok önemlidir. Tipik bir saç ekimi paketi genellikle şunları içerir: ilk danışma ve planlama, operasyon günü yapılacak tüm işlemler (lokal anestezi, greftlerin toplanması ve ekilmesi), operasyon sonrası kullanılacak ilaçlar ve özel bakım ürünlerini içeren bir kit ve operasyondan sonraki birkaç kontrol randevusu. Ancak, bu pakete dahil olmayan birçok ek masraf olabilir. Eğer başka bir şehirden veya ülkeden geliyorsanız, en büyük ek masraflar uçak biletleri ve konaklama olacaktır. Operasyondan sonra en az birkaç gün, hatta bazen bir hafta kadar şehirde kalmanız gerekebilir. Bu süre zarfında otel veya kiralık ev masraflarınız olacaktır. Ayrıca, yemek, ulaşım gibi günlük yaşam giderlerini de bütçenize eklemelisiniz. Operasyon sonrası reçete edilen bazı özel ilaçlar veya vitamin takviyeleri de paket dışında kalabilir. Bu nedenle, bir klinikten fiyat alırken, “anahtar teslim” fiyata nelerin dahil olduğunu ve olası tüm ek masrafların bir listesini yazılı olarak istemek, sonradan sürprizlerle karşılaşmanızı önler. Bütçenizi yaparken her zaman beklenmedik durumlar için ekstra bir pay ayırmanız akıllıca olacaktır.
Doğru Klinik ve Doktoru Seçmek İçin İpuçları
Amerika’da robotik saç ekimi deneyimi planlarken atılacak en kritik adım, doğru kliniği ve doktoru seçmektir. Bu karar, operasyonun sonucunu, güvenliğinizi ve harcadığınız paranın karşılığını alıp alamayacağınızı doğrudan etkiler. Amerika’da yüzlerce klinik ve doktor bulunur ve aralarından en iyisini seçmek zor olabilir. Seçim yaparken sadece fiyata odaklanmak büyük bir hata olur. Düşük fiyatlar genellikle tecrübesizlik, kalitesiz ekipman veya yetersiz hijyen koşulları anlamına gelebilir. Bunun yerine, doktorun uzmanlığına, kliniğin itibarına ve daha önceki hastaların deneyimlerine odaklanmalısınız. İyi bir araştırma ve doğru soruları sormak, sizi doğru adrese yönlendirecektir.
Araştırma Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Araştırma sürecine başlarken ilk olarak doktorun yetkinliğini kontrol etmelisiniz. Doktorun, American Board of Hair Restoration Surgery (ABHRS) gibi saygın bir kurul tarafından sertifikalı olup olmadığını öğrenin. Bu sertifika, doktorun saç ekimi alanında belirli bir eğitim ve tecrübe standardını karşıladığını gösterir. Kliniğin web sitesini ve sosyal medya hesaplarını detaylıca inceleyin. Özellikle “öncesi ve sonrası” fotoğraflarına dikkat edin. Fotoğrafların yüksek çözünürlüklü, aynı ışık ve açı koşullarında çekilmiş olmasına özen gösterin. Farklı saç tiplerine ve farklı dökülme derecelerine sahip çok sayıda hasta fotoğrafı görmek, kliniğin tecrübesi hakkında size fikir verir. Sadece en iyi sonuçları değil, ortalama sonuçları da gösteren klinikler daha dürüst bir yaklaşım sergiliyor olabilir. Hasta yorumları ve değerlendirmeleri de çok önemlidir. Ancak sadece kliniğin kendi web sitesindeki yorumlara güvenmeyin. Google, Yelp, RealSelf gibi bağımsız platformlardaki yorumları okuyun. Bu platformlarda hem olumlu hem de olumsuz yorumları görebilirsiniz. Olumsuz yorumların içeriğine dikkat edin. Eğer şikayetler sürekli olarak aynı konularda (örneğin, kötü iletişim, doğal olmayan sonuçlar, enfeksiyon) yoğunlaşıyorsa, bu bir uyarı işareti olabilir. Ayrıca, kliniğin bu olumsuz yorumlara nasıl yanıt verdiğini de inceleyin. Profesyonel ve çözüm odaklı yanıtlar veren klinikler, hasta memnuniyetine önem verdiklerini gösterir.
Konsültasyon Sırasında Sorulması Gereken Sorular
Birkaç potansiyel klinik belirledikten sonra, onlarla bir konsültasyon görüşmesi ayarlayın. Bu görüşme, hem sizin kliniği tanımanız hem de kliniğin sizi tanıması için bir fırsattır. Bu görüşme sırasında doğru soruları sormak, karar verme sürecinizde size çok yardımcı olacaktır. Hazırlıklı olmak için aşağıdaki gibi bir soru listesi yapabilirsiniz:
- “Bu operasyonu bizzat siz mi yapacaksınız, yoksa ekibinizdeki teknisyenler mi?” (Özellikle ekim aşamasının cerrah tarafından yapılması önemlidir.)
- “Kaç yıldır robotik saç ekimi yapıyorsunuz ve bugüne kadar kaç vaka tamamladınız?”
- “Robotik sistemin (örneğin ARTAS) hangi modelini kullanıyorsunuz?”
- “Operasyon sırasında robotun rolü tam olarak nedir ve sizin rolünüz nedir?”
- “Benim durumumda, gerçekçi olarak nasıl bir sonuç beklemeliyim? Bana özel bir simülasyon yapabilir misiniz?”
- “Donör bölgemin kapasitesi nedir ve gelecekte ikinci bir seans gerekirse yeterli greftim olacak mı?”
- “Operasyon sonrası olası riskler ve komplikasyonlar nelerdir? Böyle bir durumda protokolünüz nedir?”
- “Daha önce operasyon yapmış olduğunuz ve benimle deneyimlerini paylaşabilecek bir hastanızla konuşma imkanım var mı?”
Bu sorulara aldığınız yanıtların net, kendinden emin ve dürüst olması gerekir. Eğer doktor sorularınızı geçiştiriyor, size gerçekçi olmayan vaatlerde bulunuyor veya üzerinizde satış baskısı kuruyorsa, o klinikten uzak durmak en iyisidir. Unutmayın, bu sizin sağlığınız ve görünümünüzle ilgili önemli bir karar. İçinize sinmeyen hiçbir şeye “evet” demek zorunda değilsiniz.
Amerika’da Robotik Saç Ekimi Sonrası İyileşme Süreci
Operasyonun kendisi kadar önemli olan bir diğer aşama da iyileşme sürecidir. Amerika’da robotik saç ekimi deneyimi sonrası iyileşme süreci, genellikle manuel yöntemlere göre biraz daha konforlu ve hızlı olabilir. Bunun nedeni, robotun donör bölgeden greftleri daha az travma ile almasıdır. Ancak yine de bu bir cerrahi işlemdir ve vücudun kendini toparlaması için zamana ihtiyacı vardır. Bu süreçte sabırlı olmak ve doktorun talimatlarına harfiyen uymak, en iyi sonucu almanın anahtarıdır. İyileşme süreci, kısa vadeli ve uzun vadeli olmak üzere iki ana döneme ayrılır. Her dönemde sizi nelerin beklediğini bilmek, süreci daha rahat yönetmenize yardımcı olur.
İlk Birkaç Gün ve Hafta
Operasyondan hemen sonra başınızda bir bandaj olabilir. Ekilen bölgede ve donör bölgede hafif bir kızarıklık, şişlik ve hassasiyet olması normaldir. Özellikle alnınızda ve göz çevrenizde şişlik (ödem) görülebilir. Bu genellikle birkaç gün içinde geçer. Doktorunuz, bu semptomları hafifletmek için size ağrı kesiciler ve bazı ilaçlar önerecektir. İlk birkaç gece, başınızı yüksekte tutacak şekilde (birkaç yastıkla) uyumanız, şişliği azaltmaya yardımcı olur. Operasyondan sonraki ilk birkaç gün, ekilen greftlerin yerleşmesi için en kritik dönemdir. Bu süre zarfında ekim bölgesine dokunmaktan, sürtmekten veya kaşımaktan kesinlikle kaçınmalısınız. Doktorunuzun belirlediği günde (genellikle 2-3 gün sonra) ilk saç yıkaması yapılır. Bu yıkama genellikle klinikte gösterilir ve sonrasında evde nasıl yapacağınız size detaylıca anlatılır. Özel bir losyon ve şampuan kullanarak, nazik hareketlerle yıkama yapmanız gerekir. Yaklaşık bir hafta içinde, ekim yapılan bölgedeki küçük kabuklar dökülmeye başlar. Bu kabuklarla birlikte bazı saç tellerinin de döküldüğünü görebilirsiniz, bu normaldir. Operasyondan sonraki 2 ila 4 hafta arasında “şok dökülme” adı verilen bir süreç yaşanır. Ekilen saçların neredeyse tamamı dökülür. Bu, birçok hasta için endişe verici bir dönem olsa da, aslında iyileşme sürecinin tamamen normal bir parçasıdır. Saç kökleri deri altında güvendedir ve yeni saçlar üretmek için dinlenme fazına geçerler.
Uzun Vadeli Sonuçlar ve Beklentiler
Şok dökülmeden sonra sabır dönemi başlar. Yeni saçların çıkmaya başlaması genellikle 3 ila 4 ay sürer. İlk başta çıkan saçlar ince, zayıf ve renksiz olabilir. Ancak zamanla kalınlaşır, güçlenir ve kendi saç renginize dönerler. Yaklaşık 6 ay sonra, sonuçlarda belirgin bir fark görmeye başlarsınız. Saçlarınız uzamış ve ekim yapılan bölgedeki dolgunluk artmış olur. Ancak bu hala nihai sonuç değildir. Saç ekimi sonuçlarının tam olarak oturması ve nihai halini alması genellikle 12 ila 18 ay sürer. Bu süre zarfında saçlar uzamaya, kalınlaşmaya ve daha doğal bir görünüm kazanmaya devam eder. Bu süreçte doktorunuzla düzenli olarak iletişimde kalmak ve belirli aralıklarla kontrol randevularına gitmek önemlidir. Fotoğraflarınızı göndererek ilerlemeyi doktorunuzla paylaşabilirsiniz. Unutmayın ki, ekilen saçlar genetik olarak dökülmeye kodlanmamış olan ense bölgesinden alındığı için kalıcıdır. Doğru bir operasyon ve iyi bir bakımla, bu saçlar ömür boyu sizinle kalacaktır. Ancak mevcut diğer saçlarınızın dökülmeye devam edebileceğini unutmamak gerekir. Bu nedenle doktorunuz, mevcut saçlarınızı korumak için ek tedaviler (ilaçlar, PRP vb.) önerebilir.
Amerika’da Robotik Saç Ekimi Deneyimi Yaşayanların Yorumları
Bir operasyon hakkında en gerçekçi bilgiyi, o süreci bizzat yaşamış kişilerden almak mümkündür. Amerika’da robotik saç ekimi deneyimi yaşayan insanların yorumları, potansiyel hastalara yol gösterici olabilir. Bu deneyimler, sürecin sadece tıbbi yönünü değil, aynı zamanda duygusal ve pratik yönlerini de ortaya koyar. Herkesin deneyimi farklı olsa da, genel eğilimler ve sık karşılaşılan durumlar hakkında fikir sahibi olmak, beklentileri doğru yönetmeye yardımcı olur. Bu bölümde, hem olumlu başarı hikayelerine hem de süreçte karşılaşılabilecek olası zorluklara yer vererek dengeli bir bakış açısı sunacağız.
Olumlu Deneyimler ve Başarı Hikayeleri
Başarılı bir robotik saç ekimi deneyimi yaşayan hastaların yorumları genellikle birkaç ortak noktada birleşir. Bu kişilerden biri olan, Kaliforniya’da yaşayan 42 yaşındaki bir yazılım mühendisi olan Mark’ın hikayesi buna iyi bir örnektir. Mark, yıllardır ön saç çizgisindeki gerilemeden rahatsızdı. Uzun araştırmalar sonucunda, Los Angeles’ta robotik saç ekimi konusunda uzmanlaşmış bir kliniği tercih etti. Deneyimini anlatırken en çok vurguladığı şey, sürecin ne kadar profesyonel ve sorunsuz ilerlediğiydi. İlk online konsültasyondan itibaren doktorun kendisine karşı çok dürüst olduğunu ve gerçekçi beklentiler belirlediğini söylüyor. Operasyon günü, kliniğin modern ve hijyenik ortamından çok etkilendiğini belirtiyor. Robotun greftleri alırken neredeyse hiçbir şey hissetmediğini ve operasyonun beklediğinden daha konforlu geçtiğini ifade ediyor. İyileşme sürecinde doktorun talimatlarına harfiyen uyduğunu ve şok dökülme döneminde panik yapmadığını, çünkü bu konuda önceden bilgilendirildiğini anlatıyor. Yaklaşık 8 ay sonra, yeni saçlarının çıkmaya başladığını ve saç çizgisinin ne kadar doğal göründüğünü fark ettiğinde büyük bir mutluluk yaşadığını söylüyor. Mark, “Bu sadece saçımı geri kazanmak değildi, özgüvenimi geri kazanmaktı. Verdiğim her kuruşa değdi,” diyor. Benzer şekilde, birçok hasta, robotik sistemin donör bölgede çok az iz bırakmasından ve iyileşmenin hızlı olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiriyor.
Karşılaşılan Zorluklar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Her deneyim Mark’ınki kadar pürüzsüz olmayabilir. Süreçte bazı zorluklarla karşılaşan hastalar da vardır. Örneğin, Teksas’ta yaşayan 35 yaşındaki bir satış danışmanı olan David, operasyon sonucundan genel olarak memnun olsa da, sürecin beklediğinden daha zorlu geçtiğini belirtiyor. En büyük şikayeti, operasyondan sonraki ilk birkaç gün yaşadığı şişlik ve rahatsızlık hissiydi. Alnındaki ve gözlerindeki şişliğin sosyal hayatını bir süreliğine olumsuz etkilediğini söylüyor. Ayrıca, şok dökülme döneminin psikolojik olarak zorlayıcı olduğunu ve yeni saçların çıkmasını beklemenin sabır gerektirdiğini vurguluyor. David’in dikkat çekti

