Türkiye’de Saç Ekimi Sonrası PRP Ne Zaman Yapılır? Detaylı Zamanlama Rehberi





Türkiye’de Saç Ekimi Sonrası PRP Ne Zaman Yapılır? Detaylı Zamanlama Rehberi


Türkiye’de başarılı bir saç ekimi operasyonu geçirdiniz. Şimdi iyileşme sürecindesiniz ve en iyi sonucu almak istiyorsunuz. Bu noktada aklınıza gelen sorulardan biri muhtemelen şudur: Saç ekimi sonrası PRP ne zaman yapılır? Bu soru, ekilen saç köklerinin sağlığı ve saçlarınızın geleceği için oldukça önemlidir. PRP, yani Trombositten Zengin Plazma, saç ekimi sonuçlarını destekleyen popüler bir yardımcı tedavidir. Kendi kanınızdan elde edilen bu plazma, büyüme faktörleri açısından zengindir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir. Ancak bu tedaviden en yüksek verimi alabilmek için doğru zamanda başlamak gerekir. Çok erken veya çok geç yapılan uygulamalar, beklenen etkiyi göstermeyebilir. Bu yazıda, Türkiye’de saç ekimi sonrası PRP tedavisinin ideal zamanlamasını, seans aralıklarını ve bu sürecin neden önemli olduğunu detaylı bir şekilde ele alacağız. Amacımız, size bu konuda net ve anlaşılır bir yol haritası sunmaktır.

Saç Ekimi Sonrası PRP Tedavisi Neden Önemlidir?

Saç ekimi, saç köklerinin bir yerden alınıp başka bir yere nakledildiği cerrahi bir işlemdir. Bu işlemden sonra hem ekim yapılan bölgenin hem de köklerin alındığı donör bölgenin iyileşmesi gerekir. İşte bu noktada PRP tedavisi devreye girer. PRP, sadece bir ek tedavi değil, aynı zamanda iyileşme sürecini ve nihai sonucu doğrudan etkileyen güçlü bir destektir. Vücudun kendi kendini onarma mekanizmasını harekete geçiren bu yöntem, tamamen doğaldır çünkü sizin kendi kanınız kullanılır. Kanınızdaki trombositler, yaralanma anında pıhtılaşmayı sağlayan ve doku onarımını başlatan hücrelerdir. Bu hücreler, içerdikleri yüzlerce büyüme faktörü sayesinde hücre yenilenmesini tetikler. PRP işlemi sırasında bu trombositler yoğunlaştırılarak doğrudan saç derisine enjekte edilir. Bu sayede, normal kan dolaşımının taşıyacağından çok daha fazla sayıda büyüme faktörü, zayıflamış veya yeni ekilmiş saç köklerine ulaştırılır. Bu yoğun destek, saç köklerinin yeni yerlerine daha hızlı adapte olmasını, daha güçlü tutunmasını ve daha sağlıklı bir şekilde büyümeye başlamasını sağlar. Kısacası, PRP tedavisi saç ekimi operasyonunuzun başarısını artıran bir sigorta gibi düşünülebilir.

Bu içeriğimizi de görmek ister misiniz Türkiye'de Saç Ekimi Sonrası Alkol ve Sigara Kullanımı: Bilmeniz Gerekenler

İyileşme Sürecini Hızlandırma

Saç ekimi sonrası kafa derisinde binlerce küçük kesi oluşur. Bu kesilerin hızla iyileşmesi, enfeksiyon riskini azaltır ve hastanın normal hayatına daha çabuk dönmesini sağlar. PRP tedavisinin en bilinen faydalarından biri, doku onarımını hızlandırmasıdır. İçerdiği büyüme faktörleri, bölgedeki kan damarlarının yenilenmesini (anjiyogenez) teşvik eder. Yeni damarlar, bölgeye daha fazla oksijen ve besin taşınmasını sağlar. Bu durum, operasyon sonrası oluşan kabuklanmanın daha hızlı dökülmesine, kızarıklık ve ödemin daha çabuk azalmasına yardımcı olur. Özellikle operasyondan sonraki ilk haftalarda uygulanan PRP, saç derisinin kendini toparlama sürecine büyük katkı sağlar. Köklerin alındığı donör bölgenin de daha hızlı iyileşmesine ve eski görünümüne kavuşmasına olanak tanır. Bu hızlandırılmış iyileşme, hem estetik açıdan daha konforlu bir süreç geçirmenizi sağlar hem de yeni saç köklerinin sağlıklı bir zeminde büyümesi için ideal ortamı hazırlar.

Yeni Saç Köklerini Güçlendirme

Saç ekimi sırasında nakledilen saç kökleri, yani greftler, oldukça hassas bir dönemden geçer. Yeni yerlerine taşındıklarında bir süre kan dolaşımından mahrum kalırlar ve bu süreçte hayatta kalmaları gerekir. Bu adaptasyon sürecinde köklerin beslenmesi kritik öneme sahiptir. PRP, tam da bu noktada devreye girer. Enjekte edilen zengin plazma, köklerin etrafındaki dokuyu besler ve canlandırır. Büyüme faktörleri, kök hücreleri uyararak saç köklerinin “anajen” yani büyüme evresine daha hızlı geçmesine yardımcı olur. Bu destek sayesinde, ekilen köklerin fire verme (tutunamama) oranı azalır. Kökler daha sağlam bir şekilde deriye tutunur ve daha kalın, daha güçlü saç telleri üretmeye başlar. Özellikle zayıf veya ince telli saç yapısına sahip kişilerde, PRP’nin bu güçlendirici etkisi daha belirgin olabilir. Tedavi, sadece ekilen saçları değil, aynı zamanda ekim bölgesindeki mevcut zayıf saçları da güçlendirerek genel saç yoğunluğunun artmasına katkıda bulunur.

Şok Dökülmeyi Azaltma Etkisi

Saç ekiminden sonraki ilk birkaç hafta içinde yaşanan “şok dökülme”, hastaları en çok endişelendiren durumlardan biridir. Bu, operasyon travmasına bir tepki olarak ekilen saç tellerinin döküldüğü tamamen normal bir süreçtir. Saç kökleri derinin altında güvendedir ve bir süre sonra yeniden uzamaya başlar. Ancak bu dökülme süreci bazı kişilerde daha yoğun olabilir ve moral bozucu bir görünüme neden olabilir. PRP tedavisi, şok dökülme sürecinin şiddetini ve süresini azaltmaya yardımcı olabilir. Kökleri besleyerek ve kan dolaşımını artırarak, operasyonun yarattığı stresi daha kolay atlatmalarını sağlar. Bazı köklerin şok dökülme yaşamadan doğrudan büyüme evresine geçmesine bile yardımcı olabilir. Bu sayede, saçların yeniden çıkmaya başladığı dönem daha erken başlayabilir ve geçiş süreci daha az fark edilir olabilir. Şok dökülmenin tamamen engellenmesi mümkün olmasa da, PRP ile bu sürecin daha hafif ve kısa sürmesi sağlanabilir. Bu da hastanın psikolojik olarak daha rahat bir iyileşme dönemi geçirmesine olanak tanır.

Türkiye’de Saç Ekimi Sonrası PRP İçin İdeal Zamanlama Nedir?

Saç ekimi sonrası PRP tedavisinin ne zaman yapılacağı, belki de bu sürecin en kritik sorusudur. Türkiye’deki klinikler genellikle benzer protokoller izlese de, zamanlama hastanın durumuna ve doktorun tercihine göre küçük farklılıklar gösterebilir. Genel kabul gören yaklaşım, PRP’ye başlamak için kafa derisinin ilk travmayı atlatmasını ve bir miktar iyileşmesini beklemektir. Operasyondan hemen sonraki günlerde kafa derisi çok hassastır, ödemli ve kabukludur. Bu dönemde yapılacak herhangi bir enjeksiyon, hem acı verici olabilir hem de enfeksiyon riskini artırabilir. Ayrıca, yeni ekilen greftler henüz tam olarak yerleşmediği için onlara zarar verme potansiyeli de vardır. Bu nedenle, doktorlar genellikle ilk seans için belirli bir süre beklenmesini önerir. Bu bekleme süresi, kafa derisine kendini toparlama ve yeni köklerin ilk tutunmayı gerçekleştirme fırsatı verir. Doğru zamanlama, tedavinin etkinliğini en üst düzeye çıkarırken olası riskleri en aza indirir. Bu bölümde, ilk seansın ne zaman yapılması gerektiğini, takip seanslarının nasıl planlandığını ve bu zamanlamanın neden kişiye özel olması gerektiğini detaylıca inceleyeceğiz.

İlk PRP Seansı: Operasyondan Ne Kadar Sonra?

Türkiye’deki saç ekimi kliniklerinin çoğu, ilk PRP seansı için operasyondan sonra 10 gün ile 1 ay arasında bir süre beklenmesini tavsiye eder. Bu zaman aralığının belirlenmesindeki temel mantık, iyileşme sürecinin aşamalarıdır. İlk 7-10 gün, kabukların döküldüğü ve kafa derisindeki ilk hassasiyetin azaldığı dönemdir. Bu sürenin sonunda, enjeksiyon yapılacak bölge daha temiz ve işleme daha uygun hale gelir. Bazı klinikler, hastanın durumuna göre bu süreyi 3-4 haftaya kadar uzatabilir. Özellikle operasyon sonrası ödemi veya hassasiyeti fazla olan hastalarda biraz daha beklemek daha güvenli olabilir. İlk seansın bu dönemde yapılması, şok dökülme başlamadan veya yeni başladığı sırada köklere ilk desteği vermeyi amaçlar. Bu ilk destek, köklerin canlanmasını ve adaptasyon sürecini hızlandırır. Operasyondan hemen sonraki ilk birkaç gün içinde PRP yapmak genellikle önerilmez. Çünkü bu dönemde hem enfeksiyon riski yüksektir hem de enjeksiyon sırasında greftlerin yerinden oynama ihtimali bulunur. Bu nedenle, doktorunuzun belirlediği takvime uymak, tedavinin hem güvenli hem de etkili olması için çok önemlidir.

Takip Seansları ve Protokoller

PRP, tek seanslık bir tedavi değildir; en iyi sonuçlar için düzenli olarak tekrarlanması gerekir. İlk seanstan sonraki planlama, tedavinin başarısı için kilit rol oynar. Türkiye’deki genel uygulama, saç ekimini takip eden ilk yıl içinde belirli aralıklarla birkaç seans yapılması yönündedir. Yaygın bir protokol şu şekildedir:

  • İlk Seans: Operasyondan 3-4 hafta sonra.
  • İkinci Seans: İlk seanstan 1 ay sonra.
  • Üçüncü Seans: İkinci seanstan 1 ay sonra.

Bu ilk üç seans, genellikle yoğun bir başlangıç tedavisi olarak kabul edilir ve köklerin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu ilk 3-4 aylık dönemi kapsar. Bu yoğun dönemin ardından, seans aralıkları genellikle açılır. Örneğin, 6. ayda ve 1. yılın sonunda birer seans daha yapılarak destekleyici tedaviye devam edilebilir. Toplamda 4 ila 6 seanslık bir kür, genellikle yeterli görülür. Bu protokol, saç büyüme döngüsüyle uyumlu olacak şekilde tasarlanmıştır. Saçların çıkmaya başladığı 3. aydan itibaren yapılan destekleyici seanslar, çıkan saçların daha kaliteli ve kalın olmasını sağlar. Doktorunuz, saçlarınızın gelişimini gözlemleyerek bu standart protokolü sizin ihtiyaçlarınıza göre özelleştirebilir.

Kişiye Özel Zamanlamanın Önemi

Her ne kadar genel geçer protokoller olsa da, her hastanın iyileşme süreci ve vücut yapısı farklıdır. Bu nedenle, en doğru zamanlamayı belirleyecek kişi, operasyonunuzu yapan veya sizi takip eden doktordur. Doktor, zamanlamayı planlarken birkaç faktörü göz önünde bulundurur. Bunlardan ilki, hastanın genel sağlık durumu ve iyileşme hızıdır. Sigara kullanımı, kronik hastalıklar veya beslenme alışkanlıkları gibi faktörler iyileşme hızını etkileyebilir. İkinci olarak, yapılan saç ekiminin tekniği ve greft sayısı da önemlidir. Daha yoğun bir ekim yapıldıysa, kafa derisinin toparlanması biraz daha uzun sürebilir. Üçüncü olarak, hastanın saç yapısı ve dökülme tipi de dikkate alınır. Zayıf saç köklerine sahip veya agresif saç dökülmesi yaşayan bir hastaya daha yoğun bir PRP programı önerilebilir. Bu nedenle, internette okuduğunuz genel bilgilere veya başka hastaların deneyimlerine bağlı kalmak yerine, kendi doktorunuzun tavsiyelerine uymanız en doğrusudur. Doktorunuz, düzenli kontrollerle saç derinizin durumunu ve saçlarınızın gelişimini izleyerek size en uygun PRP takvimini oluşturacaktır.

Saç Ekimi Sonrası PRP Seansları Nasıl Uygulanır?

Saç ekimi sonrası PRP seansının nasıl yapıldığını bilmek, sürece daha hazırlıklı ve rahat girmenizi sağlar. İşlem, genellikle bir klinik veya hastane ortamında, doktor veya eğitimli bir sağlık personeli tarafından gerçekleştirilir. Tüm süreç baştan sona yaklaşık 30 ila 45 dakika sürer ve oldukça basit adımlardan oluşur. Temelde, vücudunuzun kendi iyileştirme gücünü kullanarak saç köklerinizi beslemeyi amaçlayan bir yöntemdir. Dışarıdan herhangi bir kimyasal veya yabancı madde kullanılmadığı için alerjik reaksiyon riski neredeyse yoktur. Bu doğallığı, PRP’yi saç ekimi sonrası en çok tercih edilen destek tedavilerinden biri yapar. İşlemin adımları oldukça standarttır: kan alınması, kanın özel bir işlemden geçirilmesi ve son olarak elde edilen değerli sıvının saç derisine enjekte edilmesi. Her adım, hijyenik koşullarda ve dikkatle uygulanır. Şimdi, bu adımları daha yakından inceleyerek bir PRP seansında sizi nelerin beklediğini görelim.

Bir PRP seansı üç temel aşamadan oluşur. İlk aşama kan alımıdır. Tıpkı standart bir kan tahlili yaptırır gibi, kolunuzdaki bir damardan az miktarda (genellikle 10-20 ml) kan alınır. Bu işlem, normal bir kan verme işleminden farksızdır ve saniyeler içinde tamamlanır. İkinci aşama, alınan kanın hazırlanmasıdır. Kan, içinde özel bir jel bulunan steril tüplere konulur ve “santrifüj” adı verilen bir cihaza yerleştirilir. Bu cihaz, tüpleri çok yüksek hızda döndürerek kanın bileşenlerine ayrılmasını sağlar. Dönme işlemi sonucunda kanın kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) tüpün dibine çökerken, plazma ve trombositler üst kısımda toplanır. Bu üst kısımdaki plazma, normal plazmaya göre 5 ila 10 kat daha fazla trombosit içerir. İşte bu zenginleştirilmiş kısma Trombositten Zengin Plazma (PRP) denir. Üçüncü ve son aşama ise uygulama, yani enjeksiyondur. Hazırlanan PRP, küçük ve çok ince iğneler kullanılarak saç derisinin altına, özellikle saç köklerinin bulunduğu bölgelere enjekte edilir. Enjeksiyonlar, genellikle 1-2 cm aralıklarla, hem ekim yapılan bölgeye hem de zayıflamış saçların bulunduğu diğer alanlara uygulanır. İşlem sırasında hafif bir rahatsızlık hissi olabilir, ancak çoğu hasta bunu kolayca tolere eder. Gerekli görülürse, işlemden önce bölgeye lokal anestezik krem sürülebilir veya soğuk uygulama yapılabilir.

Türkiye’de Saç Ekimi Sonrası PRP Tedavisinin Beklenen Sonuçları

Saç ekimi sonrası PRP tedavisine başlayan hastaların en çok merak ettiği konu, bu tedaviden ne gibi sonuçlar beklemeleri gerektiğidir. Öncelikle, PRP’nin bir “sihirli değnek” olmadığını ve saçları bir gecede çıkarmayacağını bilmek önemlidir. Bu, zamanla ve düzenli uygulamalarla etkisini gösteren, destekleyici bir tedavidir. Sonuçlar kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir. Genetik yapı, yaş, beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı ve saç dökülmesinin derecesi gibi birçok faktör, alınacak sonucu etkiler. PRP’nin temel amacı, mevcut durumu iyileştirmek, saç ekiminin başarısını artırmak ve saçların daha sağlıklı bir döngüye girmesine yardımcı olmaktır. Beklentileri gerçekçi tutmak, süreç boyunca motivasyonu korumak için önemlidir. Tedavinin etkileri genellikle iki yönlüdür: Birincisi, saç derisi ve kök sağlığındaki gözle görülmeyen iyileşmelerdir. İkincisi ise zamanla fark edilen, saçın görünümündeki olumlu değişikliklerdir. Bu süreç sabır gerektirir ve genellikle ilk gözle görülür sonuçlar için birkaç ay beklemek gerekir.

PRP tedavisinin ilk etkileri genellikle 2-3 seans sonrasında, yani yaklaşık 2-3 ay sonra fark edilmeye başlar. Bu ilk etkiler genellikle saç dökülmesinde azalma ve saç derisinde bir canlanma hissi şeklinde olur. Saç tellerinin kalitesindeki artış, yani saçların daha kalın ve parlak hale gelmesi ise genellikle 4-6 ay sonra gözlemlenir. Saç ekimi sonrası uygulandığında, PRP’nin en büyük katkısı yeni çıkan saçların daha güçlü ve sağlıklı olmasını sağlamaktır. Normalde ince ve zayıf bir şekilde çıkabilecek olan ilk saçlar, PRP desteği ile daha dolgun bir başlangıç yapabilir. Bu, genel saç yoğunluğunun daha erken bir dönemde artmış gibi görünmesine yardımcı olur. Tedavinin tam etkilerinin oturması ve nihai sonucun görülmesi ise 6 ay ile 1 yıl arasında bir zaman alabilir. Unutulmamalıdır ki, PRP mevcut saç köklerini uyarır ve besler; tamamen yok olmuş, ölü bir kökten yeni saç çıkaramaz. Ancak zayıflamış, tüy haline gelmiş (minyatürize) saç köklerini canlandırarak tekrar kalın saç teli üretmelerini sağlayabilir. Bu nedenle, saç ekimi ile birlikte uygulandığında hem yeni ekilen kökleri destekler hem de çevresindeki zayıf orijinal saçları güçlendirerek çok daha bütüncül ve tatmin edici bir sonuç elde edilmesine olanak tanır.

Saç Ekimi Sonrası PRP Yaptırırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Türkiye’de saç ekimi sonrası PRP tedavisinden en iyi sonucu almak için sadece doğru zamanda yaptırmak yeterli değildir. Sürecin kendisi ve öncesi-sonrası dönemde dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. Bu detaylar, tedavinin etkinliğini doğrudan etkileyebilir ve olası yan etkileri en aza indirebilir. Öncelikle, PRP uygulamasının kalitesi her klinikte aynı değildir. Kullanılan kitin türü, santrifüj cihazının özellikleri ve uygulamayı yapan kişinin tecrübesi, elde edilen plazmanın zenginliğini ve dolayısıyla tedavinin başarısını belirler. Bu nedenle, işlemi nerede yaptıracağınız büyük önem taşır. Saç ekimi yaptırdığınız kliniğin PRP hizmeti verip vermediğini ve bu konudaki tecrübelerini araştırmalısınız. Ayrıca, tedavi öncesinde ve sonrasında doktorunuzun size vereceği talimatlara harfiyen uymak, sürecin sorunsuz ilerlemesi ve saç köklerinizin bu destekten maksimum düzeyde faydalanması için kritiktir. Bu bölümde, PRP tedavisi sürecinde aklınızda bulundurmanız gereken pratik ve önemli bilgileri bir araya getirdik.

PRP tedavisi öncesinde dikkat etmeniz gereken birkaç basit ama önemli kural vardır. İşlemden en az 3-4 gün önce kan sulandırıcı ilaçları (aspirin, E vitamini, balık yağı gibi) ve alkolü bırakmanız istenir. Bu maddeler kanın pıhtılaşma özelliğini etkileyerek işlem sırasında veya sonrasında kanama ya da morarma riskini artırabilir. Ayrıca, seansa gelmeden önce bol su içmek, kan dolaşımını iyileştirir ve damardan kan alımını kolaylaştırır. Saçlarınızın temiz olması önemlidir, bu nedenle seans günü saçınızı yıkayarak kliniğe gitmeniz tavsiye edilir. Ancak saçınıza herhangi bir jöle, sprey veya kimyasal ürün sürmekten kaçınmalısınız. Tedavi sonrasında ise dikkat etmeniz gerekenler daha fazladır. İşlem yapılan bölgeye ilk 6-8 saat su değdirmemeniz, yani duş almamanız veya saçınızı yıkamamanız istenir. İlk 24 saat boyunca ağır egzersizlerden, saunadan, hamamdan ve yoğun güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınmalısınız. Bu aktiviteler terlemeye ve kan basıncının artmasına neden olarak enjeksiyon bölgelerinde hassasiyete yol açabilir. Doktorunuzun önerdiği özel bir losyon veya şampuan varsa, sadece onu kullanmalısınız. Bu basit kurallara uymak, tedavinin etkinliğini artırır ve iyileşme sürecini konforlu hale getirir.

Sonuç

Türkiye’de saç ekimi sonrası PRP tedavisi, operasyonun başarısını artıran ve daha sağlıklı saçlara kavuşmanızı sağlayan önemli bir destekleyici yöntemdir. Bu tedaviden en yüksek verimi almanın anahtarı ise doğru zamanlamadır. Genellikle operasyondan yaklaşık 2-4 hafta sonra başlanan ve belirli aralıklarla tekrarlanan seanslar, yeni ekilen saç köklerinin beslenmesine, iyileşme sürecinin hızlanmasına ve şok dökülmenin etkilerinin azalmasına yardımcı olur. Unutmayın ki her hasta farklıdır ve size en uygun PRP takvimini belirleyecek olan kişi, operasyonunuzu gerçekleştiren doktorunuzdur. PRP, sabır gerektiren bir süreçtir ve sonuçları zamanla ortaya çıkar. Doktorunuzun tavsiyelerine uyarak, tedavi öncesi ve sonrası kurallara dikkat ederek bu süreçten en iyi şekilde faydalanabilir ve saç ekimi yatırımınızın karşılığını fazlasıyla alabilirsiniz. Bu yolculukta doğru bilgi ve doğru adımlarla ilerlemek, sizi hayalinizdeki dolgun ve sağlıklı saçlara daha hızlı ulaştıracaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Saç ekimi sonrası PRP acı verir mi?

PRP işlemi sırasında saç derisine çok ince iğnelerle enjeksiyon yapılır. Bu nedenle hafif bir batma hissi veya rahatsızlık olabilir. Ancak bu acı, çoğu hasta tarafından kolayca tolere edilebilir düzeydedir. Acı eşiği düşük olan hastalar için, işlemden önce enjeksiyon bölgesine lokal anestezik krem uygulanabilir veya soğuk kompres yapılarak bölge uyuşturulabilir. Bu sayede işlem neredeyse tamamen acısız hale getirilebilir.

Kaç seans PRP yaptırmak gerekir?

Gerekli seans sayısı kişiden kişiye ve tedavinin amacına göre değişir. Saç ekimi sonrası destekleyici tedavi için genellikle 3 ila 6 seanslık bir kür önerilir. Yaygın bir protokol, ilk 3 seansı ayda bir, geri kalan seansları ise 3 veya 6 ayda bir şeklinde planlamaktır. Doktorunuz, saçlarınızın durumunu ve tedaviye verdiği yanıtı değerlendirerek size özel bir seans planı oluşturacaktır. Bazı durumlarda, sonuçları korumak için yılda bir kez hatırlatma seansı yapılması da tavsiye edilebilir.

PRP tedavisinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?

PRP, kişinin kendi kanından hazırlandığı için alerjik reaksiyon veya hastalık bulaşma riski taşımaz. Bu nedenle oldukça güvenli bir yöntemdir. En sık görülen yan etkiler, enjeksiyon bölgesinde geçici olarak ortaya çıkan hafif ağrı, kızarıklık, şişlik veya morarmadır. Bu etkiler genellikle birkaç saat veya birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Enfeksiyon riski ise işlem steril koşullarda yapıldığı sürece çok düşüktür.

Saç ekimi paketime PRP dahil değilse ne yapmalıyım?

Bazı saç ekimi paketleri PRP seanslarını içermeyebilir. Eğer paketinizde PRP yoksa, bu hizmeti ek olarak alıp alamayacağınızı kliniğinizle görüşebilirsiniz. Çoğu klinik, saç ekimi hastalarına özel indirimli PRP paketleri sunar. Alternatif olarak, saç ekimi yaptırdığınız klinikten bağımsız, PRP konusunda uzmanlaşmış başka bir dermatoloji kliniğinde de tedavinizi yaptırabilirsiniz. Önemli olan, işlemi yaptıracağınız yerin güvenilir, hijyenik ve tecrübeli olduğundan emin olmaktır.